Doğumum Hem De En Normalinden ;)

Doğumum Hem De En Normalinden ;)

Hikayeye girerken bir iki kelamım var; hamileliğim boyunca normal doğum istedim, allahım çok şükür ki nasip etti.

Benim gibi bebeğine normal yolla kavuşmak, ona hayata gelirken ömründe yaşayıp yaşayabileceği en büyük sınavı geçebilmesi için şans vermek, yaşamına bağışıklık sistemi dahil en kuvvetlisinden verilebilecek tüm desteği en baştan ve annesi olarak en yetkili elden vermek isteyen tüm kadınların yürekten yanındayım!! Umarım bu yazım size güç olur, önce bedeninize sonra bebeğinize, sonra da doktorunuza güvenin, gerisi tabii ki Allaha emanet!!

Doğum insanlığın var oluşundan beri süregelen normal bir süreçken sadece korkulduğu için ameliyat masasına yatılır oldu, tabii ki bunda sağlık sektörünün kapitalist kaygılarla kadınlara kolaylık adı altındaki manipülasyonunun payı çok büyük.. Neyse uzatmayayım diyeceğim o ki, gerçekten bebeğinizin ve sizin sağlığınızla ilgili bir sorununuz yok ise lütfen normal yolla doğum yapmayı bedeninize ve bebeğinize yaşatın, o anki duygu seli başka hiçbir anda yaşanamaz nokta kom 🙂

Bu konuda beni de yüreklendiren özel insanlara binlerce teşekkür;

*Doktorum Cem Batukan

*Hamilelik seminerine gittiğim Esra Ertuğrul-Bebeimgeliyor Anne-Bebek okulu

*İnternet üzerinden sayfasını okuyarak instagramda takibe aldığım, sayesinde hypnobirthing araştırdığım Pınar Mallı – Gebbe hamilelik danışmanlığı

*Yine İnstagram sayesinde tanıdığım ve yayınladığı pozitif doğum hikayeleri ile insanı cesaretlendiren Özge Dündar Taşkın (Doğummeleği) – Doula, Doğuma hazırlık eğitmeni

 

Gelelim Büyük Gün’e;

19 Eylül Pazartesi – Saat 06.00 (39 hafta+5)
Uzun bayram tatili geçmiş, herkesin işe gideceği, okulların açılacağı ilk Pazartesiydi, Can’ımın bir Başak burcu olarak o gün geleceği uzun zaman önce içime doğmuştu ☺
Geceyi çok zor hep heyecanla ve uyur uyanık geçirdim (son bir iki haftadır olduğu gibi uyan sağ- sol, zar zor dön) sabah ezanını duydum, dua ettim..
Sabah 6da ılık tatlı bir kapak açıldı gibi oldu rahimde.. Nişan geldi sandım, Eüzü besmele çekerek yataktan usulca kalktım fakat bardaktan boşanırcasına beyaz hafif yapışkan sıvı olan suyum gelmeye başlamıştı, olduğum yerde kala kaldım.. Sercan hemen uyandı “alllaaahhh suyum geldi” demişim o sırada 😂
O andan itibaren öyle destek oldu ki hemen elimi tuttu, sarıldık allahımıza şükürler olsun miniğimiz geliyor dedik birbirimize.. Sonra hemen yerleri sildi çünkü bir yandan ben tuvalate girdim ama odanın içindeki ebeveyn banyosuna bile gidene kadar ve duşa girene kadar su bacaklarımdan istemsizce akmaya devam ediyordu..
Doktorumuz Cem Batukan ile yazıştık hemen sağolsun sabahın körü olmasına ragmen jet hızıyla cevap verdi, sancı sordu ama yoktu , sanırım yolumuz uzun olduğu için bizi hemen hastaneye çağırdı ..
Sercan hazırladığımız çantaları vs herşeyi aldı ben yatak odamızı biraz toparladım, giyindik ve 7.20de evden çıktık ..

Hastaneye gider gitmez NST ye bağlandım, bu sancı yoğunluğunu, bebeğin kalp atışlarını ölçen, tahmini doğum zamanını kestirmeye yarayan bir alet, bilmeyenler için korkulacak bir şey değil..

Sonrasında yatışım yapıldı, Saat 16:00dan itibaren 6şar dk aralıklarla sancılar hafif de olsa başladı.

Saat 17:00de bende hala dişe dokunur bir hareket olmadığı için damar yolumu açarak destek serumu takıyoruz dediler, bunun suni sancı olduğunu çok sonra aydım.. 🙂 Neyse o saatler zaten çok nasıl geçtiğini anlamadığınız saatler olduğu için doğum hemşirenize ve doktorunuza güvenmek en güzeli oluyor..

Serumun doğuma kadar çıkarılmayacağını arkadaşım olacağını söylediklerinde yatağa değil hareketli bir aparata bağlamalarını istedim, hamilelikte gittiğim doğum seminerinde sancıları hafifletecek masaj, yürüyüş ve hareketleri yapmayı planladığımdan bu önemli bir detaydı benim için. Nasıl isterseniz dediler ve ben meraklı bekleyişime Sercan ve serum arkadaşımla devam ettim..

Saat 18- 22:00 arası sancılar çok sağlam gelmeye başladı, bu süreçte en en büyük desteğim tabii ki yine Sercan ve hastaneden odamıza verdikleri pilates topu oldu!! Doğum hemşirem top üzerinde sancı yokken açılmayı kolaylaştıracak hareketleri, sancı varken de nefes egzersizim ile birlikte yapacağım haraketleri gösterdikten sonra Sercan ile müthiş bir işbirliğine girdik ve aklımız beynimiz vücutlarımız ile tamamen Can’ımıza kavuşacağımız ana odaklandık..

Saat 22.30 gibi açılmam 5 cm iken dayanamayacağımı anladım ve epidural katateri belime takıldı .. Sonrası acısız fakat kasılmaları baya bir hissederek geçti..

Saat 23:00 de doktorum Cem Batukan geldi, elle yaptığı kontrolde açılmamın artık 10cm olduğunu ıkınma egzersizleri yapmamız gerektiğini söyledi ve inanamadığım bir şekilde koskoca profosor doktor benimle birlikte odada yere eğilerek yer tuvaletine oturur gibi ve adının sonradan el-diz pozisyonu olduğunu öğrendiğim halı yıkar gibi bir pozisyonda durarak ıkınmam gerektiğini gösterdi.. Sancılar o kadar sık geliyordu ki ancak yatağın başına tutunup dizlerden kırarak yer tuvaleti poZisyonunu sadece 4-5 kez deneyebildim, ama sonuç olumsuz.. Cem Hocam odadan çıkıp kapıda bekleyen meraklı kalabalığa ıkınmayı becerebilse doğuracak ama yapamadı demiş!! Olayın samimiyetine doğallığına bakar mısınız.. Doğumhaneye gitmeden bebeğinize hastane odanızda kavuşmak.. 🙂

Kadın bedeni gerçekten muhteşem bir iş çıkarıyor fakat doğumda size yardımcı olan ekibin, atmosferinizin, size yaşatılan rahatlığın/ stresin de bir o kadar önemi var.. Tüm hastanelerde on kere doğum yapmadım ama söylemeden geçemeyeceğim; doğumumu bu kadar güzel ve neşeyle yazabiliyorsam Acıbadem Maslak doğum personelinin ve hocam Cem Batukan’ın katkısı çok çok büyüktür

Neyse nerede kalmıştık, bir 10dk sonra Cem hocam tekrar odaya geldi ve epidurali kapatıyorum birşey kalmadı zaten hadi gidelim doğumhaneye bakalım dedi.. Bendeki heyecan ve panik hissi artık zirve!!
Yok ya epidurali kapamayalım gerçekten yapabilirim ıkınabilirim filan dediğimi hatırlıyorum hala şuursuzca ((Sercan uyuşturucunun etkisiyle  ağzımın kaydığını söyledi sonradan ))
Tabiki kapatmışlar epidurali..

İşte o dakikalar!! Can’ıma kavuşmak için hayatımın en heyecanlı, kalbimin en yerinden çıkacak adımlarını atarak yürüyerek gittim doğumhaneye, kapıda bekleyen ailem dualar ve kolaylık dilekleri eşliğinde son fotolarını çektiler hamiş Nilayın..

Kat bankosundaki çalışanlardan birinin ilk defa yürüyerek gideni görüyoruz filan dediğini duydum , bankodaki hemşirelerin hepsi Cem hocanın doğumlarına hayran olduğu için hepberaber girdiler arkamdan doğumhaneye.. İçerisi öyle kalabalıktı ki şaşırdım bu kadar çalışana ihtiyaç varmıymş diye 🙂 meğersem yokmuş))

Saat 23:30 da doğumhaneye girdik, ve ben o dakikadan itibaren saat 00:27 de sana kavuştuğum ana kadar canımın canı, ömrümün en uzun , ömrümün en heyecanlı, ömrümün en duygusal, en en en en kelimelerin kifayetsiz kaldığı dakikalarını yaşadım..

Hayatımda gördüğüm en sabırlı doktor ve herşeyden öte dost insan Cem hocam resmen oturmuş bekliyordu, çok az kaldı ha gayret diyerek, doğumla beraber tüm günün her saniyesinde tekrar milyon kere aşık olduğum adam Sercan yanı başımda, doğum koçum, doulam, ebem, herşeyim.. Gözgözeyiz..

Her baskı geldiğinde tüm gücümle ıkınıyorum, olmuyor.. Ümitsizlikle bakıyorum beni izleyen yüzlere bir yandan denemeye devam, az kaldı diyorlar ama görmediğim için inanamıyorum..

Taa ki son ıkınmaların birinde saçını görüyoruz demelerine kadar, hadi ha gayret!! O anda geliyo mu neee yapabiliyor muyum yani neden söylemiyosunuz diye bağırdığımı hatırlıyorum ;)) İşte o beklenen motivasyon, Sercan hadi geliyo aşkım diyor, nefes diyor, sürekli saçlarımı okşayarak..

Ortam o kadar pozitif ,baskılar o kadar ağır ki neler olduğundan bir haber ben sadece kavuşma anımızı düşünüyorum artık sağlıkla kavuşacağımız o anı..

Yattığım yerin tam tepesindeki saate bakıp; 00.10 olduğunu görmem, Sercanla gözgöze gelmemiz ve bebeğimiz 20sinde gelmeyi seçti dediğimiz anı da hiç unutulmayacaklar köşesinde yerini aldı;)

Birkaç dakika sonra tekrar büyük bir baskı sonrasında Cem hocam küçük bir kesi atmak istediğini söyledi, yapmazsam kendi yırtılacak deneyimlerime güven o daha kötü demesiyle tereddütsüz tamam dedim, epiduralin etkisi artık yavaş yavaş yok oluyordu ama kesiyi baskılardan olsa gerek hiç hissetmedim.
Son büyük baskı “Geliyor, geliyor, kavuşuyoruz annecim” diye bağırarak ömrümün en kuvvetli nefeslerinden birini aldım ve sanırım 10uncu ıkınma filandı 20eylül 2016 saat 00.27de bebeğimize kavuştuk!!
3725 gr ağırlığında, 53 cm boyuyla atan bir minik kalp.. bedenimden çıkıp göğsüme geldi..
Doğar doğmaz ten tene temas istediğimi daha önce hocamla konuştuğumuz için 9 ay boyu bizi bağlayan göbek bağımızı bile kesmeden kucağıma verdi kuzuyu.. Bir mucize.. Islak, minicik, eridim..
Emmesi için göğsümü açtım; o titrek dudakları, ağlaması, sesi, bana sarılır gibi açık olan kollarını hiç mi hiç unutmayacağım minik aşkım.. Hoşgeldin annecim şükürler olsun kavuştuk dedim oluk oluk akan gözyaşlarımla.. Tarif edilemez bir mutluluk ve duygu patlaması..

Sonrasında bendeki küçük kesiyi çok temiz ve estetik dikmek için uğraşan canım hocam sayesinde saat 1gibi doğumhaneden çıktık.. Herkes o kadar çok süper iş çıkardın bravo sana filan diyordu ki; coşmuştu kalbim yürüyerek çıkmak istedim doğumhaneden ama tüm işlemler bitip ayağa kalktığımda içimdeki tarif edilemez boşluk hissi mideme milyonlarca yumruk yemişim gibiydi ve ıkınmalardan dolayı vücut çok fazla kasıldığından bir anda yoğun gelen oksijen baş dönmesi yapmıştı, oturur pozisyonda bir kaç dakika dinlendikten sonra tekerlekli sandalye ile çıktım..

Çıkarken Sercanla yine gözgözeyiz; “Çok iyiydin aşkım sana bir kez daha aşık oldum, sayende miniğimize kavuştuk, seni çok seviyorum” dedi.. Dünyanın en şiirsel sözleri..

İşte artık benim için hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri daha tamamlanarak yepyeni bir serüven olan annelik başlıyordu.. 🙂 Bir varmış bir yokmuş, Nilay kız hayatının en zor ve en güzel gününün sonunda bonusları toplaya toplaya bir Can kazanmış, annecik olmuş, hem de yansa da ölmeyeninden 😉 one up mom!!

2 Replies to “Doğumum Hem De En Normalinden ;)”

  1. Canım benim her saniyesindeki duyguyu yaşayarak okudum keşke bende normal dogum yapabilseydim çok istedim ama doktorum sıkıntı olabileceğini söyleyince koruma iç güdüsü ile direnemedim ne mutlu sana

    1. Tamamen kısmet tabii işin o boyutu da var, riske atamıyor insan..
      Bu arada ben de 36.haftada doktor değiştirdim, Cem Batukan’a geçtim. Önceki adını bile anmak istemediğim doktor hiç bir sıkıntım olmamasına rağmen beni sezeryana yönlendirdi, ben de istemediğini anlayıp hemen kendisinden vazgeçtim çünkü büyük gün geldiğinde illa ki bir şey uydurup beni ameliyata almak isteyecekti ve o anı biliyorsun insan tamamen teslim oluyor..
      Allah isteyen herkese nasip etsin diyorum, seni çok öpüyorum! sonuçta ne şekilde dünyaya gelirlerse gelsinler de sağlıkla büyüsün kuzular 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir