Uyku Rutini Oluşturma ve Uyku Eğitimi

Uyku Rutini Oluşturma ve Uyku Eğitimi

Uyku eğitimi ilk 3 ay yani diğer bir deyişle dördüncü trimestre’de verilmiyor ama uyku rutini denen şey bebeğinizin doğduğu günden itibaren yaptıklarınız aslında..

Bu anlamda ilk yapılması gereken bebeğin yenidoğanken gece ve gündüz arasındaki farkı anlamasını sağlamak olabilir. Bunu yapmanın ilk akla gelen yolu perde vasıtasıyla günışığı ve karanlık ayrımı, biz açıkcası bunu pek kullanmadık. Can doğal yolla yani gündüz içeri gelen ışıkla ve gece de dışarının kendi karanlığıyla öğrendi zamanları. Gece odada gece lambası dahil ışık yakmadık ve gündüz de karanlık olsun diye black out perde kapatmadık.

Titizlikle baştan beri yapmaya çalıştığımız şey Tracy Hogg’un dediği gibi ( bebeklere fısıldayan kadın, yeni annelere mucizevi çözümler kitabının yazarı) gece uykusu öncesinde rutin oluşturmak ve her allahın gecesi sekmeden hep aynı şeyleri yapmak. Bebeklerin gelişmiş duyuları sayesinde siz bunları yapmaya başladığınızda beynine otomatik olarak az sonra yatacağı sinyali gidiyor ve uykuya geçişi böylece kolaylaşıyor.

Rutin için her aile, her anne-bebek kendi doğal ritminde birşeyler bulmalı diye düşünüyorum, çünkü aslında mantığınıza oturmayan ya da yapmayı pek de istemediğiniz şeyleri sadece mecbur hissettiğiniz için yapmaya çalışırsanız bir süre sonra yapmayacaksınız ve dolayısıyla kurmaya çalışılan düzen bozulacak. Burada en önemli şey istikrar olduğu için yapabileceğiniz yapmanın size külfet gibi gelmediği şeyler bulmanız en iyisi..

Rutin için bizim izlediğimiz yol; baba eve gelince kudurma saati (en az yarım saat bebeğin yorulacağı bedensel aktiviteler) banyo, masaj, emzirme, gaz çıkarma, uyku tulumunu giyme ve uykuya geçiş şeklinde. Bu gayet basit ve anne-babanın da hayatını fazla etkilemeyecek yöntem ile gözlemlediğim en önemli şey, Can da kendini rahatlamış hissediyor ve uyku öncesi baya sakinliyor.

 

Gelelim uyku eğitimine; bu konuda araştırmış annelerin çok iyi bileceği 3 yöntem söz konusu:

 

1-Ferber yöntemi: Bebeğin odada yalnız bırakılıp ağlatılarak kendi kendine uykuya dalması

2-Kim West yöntemi: odaya sandalye koyarak annenin bebekten aşamalı uzaklaşması

3-Tracy Hogg yöntemi : bebeği yatır/kaldır/yatır ve pış pış pıt pıt ile uyutulması

 

Biz Ferber’i uyguladık. Can ilk 3 ay kolik olduğu için zaten çok ağlayan ve ağlamaya alışık bir bebekti. 5,5 aylıkken beşiğini artık kendi odasına aldık ve kendi psikolojimizi de hazırlayarak başladık. Uyku eğitimi öncesinde kundaklayıp, emziğini verip, çok huysuz olduğu geceler white noise sesleri açıp , poposuna pış pışlamamızla uyuyordu. Fakat her uyandığında aynı şeyleri tekrar istediği için kalkıp emziğini verip bazen 25-30 dk ya kadar pış pışlamamız gerekiyordu.

Ferber’li ilk gece uyku rutinimizi gerçekleştirip kundağını yapmadan (bu sefer ağlayıp debeleneceği için üstünde yorgan da tutmayacağından) uyku tulumunu giydirip gaz çıkarır gibi omzumuzda pıt pıtladık, tabii ki uyumadı, sakinlemiş ama uyanık bir şekilde yatağa koyup odadan çıktık.

Bu arada hazır eğitime girişmişken emziği de bıraktıralım diye bir karar aldık. Tracy teyzenin dediğine göre bebekler nasıl uykuya geçerlerse uyandıklarında yine onu isterler. Yani emzik ya da meme eğer bebek emerek uykuya dalıyorsa gece boyu her uyku döngüsünde yine emziğini ya da memenizi istediği için uyanacak gibi bir durum oluyor. Neyse dönelim ilk geceye;

Yatağına bıraktıktan sonra emziği olmadığı için ve pış pışlayan kimse de olmadığı için ilk saniyede ağlamaya başladı, 3 dakika bekleyip girdik yanına , burada maksat onu yalnız bırakmadığınızı, orada olduğunuzu, onu sevdiğinizi hissettirebilmek. 1 dk boyunca, fazla uyarmadan elini sırtını yüzünü tutup sevgi sözleri fısıldadık ve çıktık. Tabii bebek ölümüne ağlarken sizin fısıltılarınızı duymuyo gibi hissediyorsunuz ama duyuyormuş, burası çok önemli bu yöntemi uygulayacaksanız bunu mutlaka yapmanızı tavsiye ederim. 1 dk sonra odadan çıktık, bu sefer 3 dk bekleyip yine 1 dk boyunca konuşmaya girdik. Sonrasında 5dk bekledik ve girdik. Içeride kalma süremizi hep 1 dk olarak sabitledik. Dışarıda kaldığımız süre boyunca Can içeride ağladıkça ben de koridorda ağladım. Zor dostum zor!! Ne yalan söyleyeyim Sercan bu konuya inanmayıp destek vermeseydi uyku eğitimi yalan olabilirdi!

Bu şekilde gir-çıklarla 35 dk sonra uyudu. Sesin kesildiği o an Sercan ile göz göze geldik, zafer kazanmış gibi hissediyorduk ama oh be uyuttuk zaferi değil bebeğimiz ilk defa kendi kendine birşey yaptı büyüdü zaferiydi, göz yaşları sel!!

 

Böylece bir gecede hem emziği bırakmış oldu, hem kendi odası oldu, hem de kendi kendine uyumaya başladı, evet kulağa tuhaf gelebilir ama bunların hepsi bir gecede oldu! Mucize gibi, inanın, isteyin ve eşiniz de destek olsun yeter!

Tabii ki süreci yaşaması iki satırda anlattığım kadar kolay değil, özellikle ikinci gece bebekler ilk gece düştükleri hatayı tekrar etmemek (uyumamak için! 🙂 direnç gösterirlermiş, işte bu direnç noktasında dayanamayıp yapamayan vazgeçen çok anne-baba varmış, aman diyeyim..

Can ikinci gece tam 38 dk ağlamıştı, yüreğimin parçalandığı tamı tamına 38 adet 60 saniye, poofff!!

Sonrasındaki geceler moduna göre değişmekle birlikte ağlamalar 3 ile 8 dk arasında sürmeye devam etti, hali hazırda da ediyor.

Bu arada merak edenler varsa söyleyeyim; bir şehir efsanesi olarak uyku eğitimi alan bebekler gece meme emmeyi bırakıyor söylemi Can’da doğru çıktı ama ben bunun yok efendim anneyi cezalandırıyor, yok efendim yavaş yavaş memeyi komplr bırakacak gibi saçmalıklara bağlı olduğunu sanmıyorum. Bizim uyku eğitimimiz ek gıdaya geçişimizle aynı döneme denk geldiği için aslında gece yatarken son emdiği meme ile birlikte (ben buna stok emzirmesi diyorum) gayet tok olduğundan uyuyabildiğini düşünüyorum. Yani ağlatarak uyuttuk da anne ile güven bağı zedelendi filan bana pek mantıklı gelmiyor üzgünüm..

Gelelim gündüz uykusu mevzusuna; Can geceleri uyumayı öğrenirken biz 2.gün itibariyle gündüze de aynısını uygulamaya başladık, çünkü artık kundak, pış pış yapmak istemiyordum, halbuki çoğu kaynak önce geceyi öğretin gündüze sonra geçersiniz diyor. Biz kesmişken bıçak gibi keselim eskiyi aramasın gündüz gecenin bağlantısı olsun istedik, iyi mi yaptık bilmiyorum hala bazı günler öğlen bir uzun (2 saatlik filan) bir uyku uyuyabilirken bazı günlerde ise sadece 25-35 dk lık bir kaç kısa uyku uyuyor.. bu iş henüz düzene girmiş değil ama dikkat edilmesi gereken konu gündüzleri asla 20dk’dan fazla ağlatmamak.

Gün içi bebeğin en oynamak ve enerjisini atmak isteyeceği saatler olduğundan 20dk’dan fazla ağladığında gerçekten artık uyuyamayacağı için ısrarın bir anlamı kalmıyor. Ben böyle olduğunda alıp salona getirip oyuncaklarıyla oyalamaya başlıyorum, bir yandan da gözüm hep uyku sinyallerinde oluyor, hani vardır ya bazı bebek gözünü ovuşturur, bazısı saçını çeker vs vs Can da az sonra kesilecek horoz gibi ü üü üü ü ü diye kısa kısa çatallı horoz sesleri çıkarıyor 🙂 (çocuk annesi gibi komik oldu yapacak birşey yok) neyse ben bu sinyalleri aldığım anda, ki yatağından kaldırmamın üzerinden genelde en fazla 25dk filan geçmiş oluyor, tekrar uyku ritüeline giriyorum. Bu denemede genelde ağlaması kısa sürüyor.

Bu bölümün ana fikrine gelirsek; ilk 5 ay gecede en az 3 kere kalkan, emziren ve sonrasında da uyusun diye pış pışlayan ben, uyku eğitimi ile şimdilik en azından kesintisiz bir gece uykusu uyuyorum diyebilirim. Hem benim hem de bebeğimin sağlığı için bunun çok çok iyi bir şey olduğunun farkındayım, o yüzden kendinizi ve bebeğinizi gözlemleyip size en uygun olan yöntemi seçerek uyku eğitimi vermenizi tavsiye ederim, ben Ferber’i uyguladığım için Ferber’i denemenizi de tavsiye ederim ama bunun Can da işe yaradığı gibi sizin bebeğinizde de kesinlikle işe yarayacağını söyleyemem, bunu bu işin uzmanları bile söyleyemiyor, her bebeğin ritmi farklı, o yüzden de bireysel danışmanlık yapılan böyle bir iş kolu var.. tabii ki ne denenirse denensin uyuyamayan bebekler de söz konusu, bu işe girişirken bebeğinizi en iyi siz tanıdığınız için beklentilerinizi ona göre tutun, evet bizim gibi çok erken başladıysanız (5,5 aylık) mucizeler olabiliyor ama yaş ilerledikçe bebeğin oturmuş alışkanlıkları dolayısıyla hüsran da olabiliyor. Ayrıca ben buradan bebeğim uyuyor diye car car konuşuyorum ama bir diş patlatmaya, bir ateş yada nezle-gribe baktığını da biliyorum..

Maalesef uyku düzeni bu tip olaylarla sekteye uğrayabiliyor. O zaman gelsin oneupmom’a yine uykusuz geceler !! Allahtan ilk 3 aydan antremanlıyız 🙂